Genç Hareket
ANA SAYFA   HAKKIMIZDA    TEMSİLCİLİKLER    BİZE ULAŞIN 
 
Fotoğrafçının gözünden bebeğin ölümü
A | a

Fotoğrafçının gözünden bebeğin ölümü

"Şu anda kimse ölü bebekle ilgilenmiyor. 5 aylık bir erkek bebeğim, 8 yaşında bir kızım var.

‘Bu benim bebeğim olsa ne yapardım?’ diye soruyorum kendime, ‘İnsanlığa ne oluyor?’ diye soruyorum."

AFP foto muhabiri Ozan Köse, Ege’de 39 kişinin öldüğü göçmen faciasının fotoğraflarını çekerken yaşadıklarını anlattı.

 

Fransız Haber Ajansı AFP foto muhabiri Ozan Köse, 30 Ocak’ta Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinden Yunanistan’ın Midilli Adası’na giderken
teknesi batan mültecilerin cesetleri kıyıya vururken oradaydı. Ölen 39 kişinin arasında çocuklar da vardı.

Köse, facianın fotoğraflarını çekerken yaşadıklarını anlattı:

“Sahile gittiğimde ilk gördüğüm ceset, bir bebeğinki oldu. 9-10 aylık gibi duruyor. Sıkı giyinmiş ve şapkası var. Turuncu bir emzik
kıyafetlerine iliştirilmiş. 8-9 yaşlarında bir çocuğun bedeni de denizde. Onların yanında da bir kadın var. Belki de anneleri…

 

 
 

 

Birkaç fotoğraf çekiyorum. Sahil boyunca yürüyorum. Bir kayanın üstünde başka bir çocuğun bedenini görüyorum
. Daha sonra kâbuslar göreceğim, saatlerce konuşamayacağım. Ancak şu anda dürüst olmak gerekirse pek bir şey hissetmiyorum.
Türk jandarması cesetleri topluyor. Gece bu sularda boğuldular. Çok fazla ceset var. Hepsini sayamıyorum.

Şu anda kimse ölü bebekle ilgilenmiyor. Yaklaşık bir saat boyunca orada sessiz bir şekilde duruyorum. 5 aylık bir erkek bebeğim,
8 yaşında bir kızım var. ‘Bu benim bebeğim olsa ne yapardım?’ diye soruyorum kendime. ‘İnsanlığa ne oluyor?’ diye soruyorum.

 

 
 

 

Birkaç gündür Türkiye’nin Çanakkale kentindeyim. Ege Denizi’nin kıyısında, Suriye, Irak ve diğer yerlerden binlerce mültecinin
Yunanistan’ın Midilli adasına gitmek için bir bot bulmayı ümit ettiği bir sahil bölgesi.

 

 
 

 

Burada durum çok gergin.

 

 
 

 

Bir önceki gün kaçakçılar tarafından kandırılan onlarca göçmenle ormandaydım. Tekneyle Yunanistan’a gitmek için küçük bir
servet ödemişler ancak onları taşıyacak teknenin vaat edilenden çok daha küçük olduğu ortaya çıkmış. Boğulmaktan korkan
mülteciler tekneye binmeyi reddetmiş. Kaçakçılar onları silahlarla tehdit etmiş.

 

 
 

 

 

 
 

 

Bir başka tekne bularak vaat edilen toprak Avrupa’ya gitmek için bekleyen göçmenler, yaktıkları ateşle ısınıyorlardı.
Beni görmekten, sıkıntılarını benimle paylaşmaktan mutlulardı.

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

Çocuklar ailelerine sürekli olarak ‘Ne zaman tekneye bineceğiz?’ diye soruyordu.

 

 
 

 

Ormanda konuştuğum o insanların bazıları 29 Ocak’ı 30 Ocak’a bağlayan gece sahilden birkaç yüz metre ötede batan aşırı
kalabalık teknede miydi?

Kesinlikle. Belki. Söylemesi zor.

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

O Cumartesi günü ambulansların siren sesleriyle sabah 7 civarında uyandım. Benim kaldığım otel, sahil güvenlik merkezinin
tam yanında. Çok ciddi bir şey olduğunu hemen fark ettim.

Merkeze gittiğimde bir tekne yanaşıyor. Plastik torbalardaki cesetler çıkartılıyor. Yaklaşık 10 tanesini sayıyorum. Aralarında
kadın ve çocukların da olduğu çok sayıda kişi de kurtulmuş. Daha da yaklaşıyorum. Suriye, Irak, Afganistan, Myanmar ve
Bangladeş’tenler. Hepsi şoka uğramış.

Havanın güzel, denizin sakin olduğunu anlatıyorlar. Ancak teknede çok fazla kişi vardı. 20-30 kişiyi taşıyabilecek küçük bir
turisttik tekneydi. Ancak bin 200’er euro veren 100’den fazla yolcu, batan teknedeydi.

 

 
 

 

Jandarma, kurtulanları sorguluyor. Teknenin battığı yere yanaşmaya karar veriyorum. Tekne, sahilden bir kilometre dahi
uzaklaşmadan, Bademli köyünün orada batmış. Oraya gittiğimde, sahilden 50 metre uzakta yüzen, yarı batmış enkazı görüyorum.

 

 
 

 

Sahil can yelekleriyle, kişisel eşyalarla ve Ege’nin sahile savurduğu bedenle dolu. Yanında oturduğum bebek de orada.

Bir fotoğrafçı olarak isyanları ve saldırıları gördüm. Ölü bedenler gördüm. Ancak bu en kötüsü.

 

 
 

 

Bu küçük bedene bakıp, kendime soruyorum: Neden Suriye’deki savaş bitmek bilmiyor? Öfke dolduruyor içimi; buna sebep
olan bütün politikacılara, insanları ölüme gönderen bütün kaçakçılara karşı bir öfke…

Daha sonra bir jandarma geliyor. Bebeği kaldırıp plastik bir torbaya koyuyor. O da ağlıyor.”

 



Kaynak : http://aljazeera.com.tr/haber/fotografcinin-gozunden-bebegin-olumu
 

 
Haberler
Toplumsal Değişim Sempozyumu Sona Erdi.
Toplumsal Değişim Sempozyumu 25-26-27 Mart tarihleri arasında yapıldı. 25 Mart Cuma gün&...
Zeytin Dalı Operasyonu Bölgede Huzuru Sağlayacak.
Zeytin Dalı Operasyonu Milletimizin uyanışına ve Ümmetin kurtuluşuna vesile olsun. [KES] Suriy...
Aliya İZZETBEGOVİÇ Vefat Edeli 12 Yıl Oldu.
19-10-2015 Aliya İZZETBEGOVİÇ Vefat Edeli 12 Yıl Oldu.[KES] 8 Ağustos 1925'te doğan...
Erzurum'dan Pusula Okuma Kulübü Etkinliği
Pusula Okuma Kulübü buluşmalarının ikincisini gerçekleştirdi... [KES] Kulüp...
Kırıkkale Teşkilatımız tarafından dönem boyunca organize edilen " Kuran Kavramları " programımızın kapanışı yapıldı.
Kırıkkale Teşkilatımız tarafından dönem boyunca organize edilen " Kuran Kavramları " ...
 
ETKİNLİK TAKVİMİ
28
MART
Türkiye'de İslami Hareketin Dünü ve Bugünü
Genç Hareket Okulu Bu Çarşamba İMH Yüksek İstişare ...
5
OCAK
Hz.Hamza r.a ve Hz.Habbab bin Eret r.a
Tembihmame dönem finaline muhteşem bir sunum ile giriyor. Hz.Ham...
 
KİTAP TAHLİLİ
Bir Değirmendir Bu Dünya
Müslüman dünyasının acılarını yüreğinde hissedip kendi ...


                         
 
YAZILAR
Mehmet GÜNEY
Hayat iman ve Cihad… Alnımızın yazısı.
Kemal ÖZDEN
Değerli Genç Kardeşim!
Murat ÖZAYDIN
Yüreklere dokunan mecra. Genç HAREKET!
 
 
 
SİTE HARİTASI
Bahariye Mevlevihanesi Eyüp Merkez Mah. Silahtarağa Cad. No:12 EYÜP / İSTANBUL
 
T: 0 533 927 23 59
F: 0 212 501 31 05
E: info@genchareket.org
E-BÜLTEN KAYIT
Tüm etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize kaydolun...
Tüm Hakları Saklıdır 2015 © Genç Hareket | Site Haritasi “Bir Gençlik” Hareketi