Genç Hareket
ANA SAYFA   HAKKIMIZDA    TEMSİLCİLİKLER    BİZE ULAŞIN 
 
Genç Hareket tarafından düzenlenen Cevher Sohbetlerinde Cevdet SAİD Bahariye'de konuştu.
09.04.2016 21:59:57
A | a
Genç Hareket tarafından düzenlenen Cevher Sohbetlerinde Cevdet SAİD Bahariye'de konuştu.
09 Nisan Cumartesi günü Bahariye Mevlevihanesi'nde düzenlenen Cevher Sohbetlerinde Suriyeli alim Cevdet SAİD konuştu. Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fethi GÜNGÖR'ün tercümanlığını yaptığı programda Cevdet SAİD, Müslümanların son iki yüzyıldır yaşadıkları sorunları analiz ederek önemli tespitlerde bulundu.
 
Cevdet SAİD, Zilzal ve Ra’d Surelerinden bazı ayetlerin tefsirini yaparak İslami hareketin şiddete bakış açısıyla ilgili çözümlemeler yaptı. İnsanlık tarihinin geldiği noktada savaşların bir anlamının kalmadığından söz eden Cevdet SAİD, dünya üzerinde bir daha atom bombası atılmayacağını düşündüğünü söyledi. 
 

 
Kur'an-ı Kerim'i hayatımızın merkezine koymalıyız
Cevdet SAİD konuşmasında şu meyanda cümleler kurdu: "Peygamberimizin ümmetinden şikâyetçi olacağı tek bir konu vardır, o da ümmetinin Kur'an-ı Kerim'i terk etmesidir. Biz Kur'an’ı belki okuyoruz; ancak onu gerektiği gibi anlayıp onunla olması gereken sağlıklı iletişimi kuramıyoruz. Ben yazdığım kitaplara doğrudan Kur'an ayetlerinden isimler veriyorum. Bunu yaparak Kur'an-ı Kerim'i hayatımızın merkezine koymamız gerektiğine işaret etmiş oluyorum. Allah (c) bütün peygamberlere mucizeler vermiştir. Bizim peygamberimize verdiği ve kıyamete kadar geçerli olan mucize Kur'an-ı Kerim'dir. Maalesef bu gün Müslümanlar, Kur'an-ı Kerim onlar için hiç inmemiş gibi yaşıyorlar. Kur'an ayetlerinde bizim şu an güncel sorunlarımıza dönük çözüm önerileri bulunuyor. Kur'an-ı Kerim'i bu gözle okuyup hayatımıza onun ışığında yön vermeliyiz.”

 
Günümüzdeki bilimsel gelişmeler yeryüzünün kendinden haber vermesiyle gerçekleşiyor
Zilzal suresinde "O gün yer, bütün haberlerini ortaya dökecek" buyruluyor. Yani yeryüzü insanla konuşacak. Burada arzın zaman içerisinde bünyesinde barındırmış olduğu sırları dışarı çıkartarak insanın bu sırları öğreneceği söyleniyor. Günümüzde bilim ve teknolojinin ortaya çıkarmış olduğu her gelişme yeryüzünün kendini anlatmasıdır. Bu gün arkeolojik kalıntıların yeryüzüne çıkması, insanoğlunun ondan bir takım bilgiler edinmesi yeryüzünün haberlerini bize anlatmasıdır. Yeryüzünün içindekileri dışarıya çıkarması kıyamete kadar devam edecektir. 

 
Gün gelecek insanoğlu kan dökmekten vazgeçecektir
Rabbimiz yeryüzünün halifesi/ olacak bir insan yaratacağını meleklere söylediğinde, onlar yeryüzünde kan döken ve fesat çıkaran bir türü neden halife tayin edeceğini soruyorlar. Rabbimiz meleklere cevaben; “Ben sizin bilmediklerinizi de bilirim” buyuruyor. Benim anladığımı göre burada Rabbimiz, yeryüzünde insanın zamanla kan dökmeyi ve fitne fesat çıkarmayı bir iletişim ve sorun çözme yöntemi olarak kullanmaktan vaz geçeceğini söylüyor. Yani insanoğlu öyle bir medeniyet seviyesine ulaşacaktır ki, savaşların ve zulümlerin ne kadar kötü şeyler olduğunu, kan dökmenin sorun çözmediğine kanaat getirecek ve insanoğlu yeryüzünde fesat çıkarmaktan vazgeçecektir.

 
 
Müslümanların her yıl Arafat'ta bir araya gelmeleri elmastan daha kıymetlidir
Benim düşünce dünyamı şekillendiren isimlerden biri de Osmanlı Devleti'nin son döneminde yaşamış bir mütefekkir olan Celal Nuri'dir. Celal Nuri'nin İttihad-ı İslam kitabı çok ilgimi çekmişti. Celal Nuri kendi döneminde Avrupa'da, Osmanlı'da ve dünyada yaşanan gelişmeleri çok iyi okuyordu. Celal Nuri, İttihad-ı İslam kitabında Müslümanların elinde çok kıymetli bir hazinenin bulunduğunu söylüyor. Arafat dağının elmastan bir dağ olmasının bu hazinenin yanında değersiz kalacağını ifade ediyor. Müslümanlar her yıl hac ibadetinde yılın bir günü, belli bir saatte Arafat Dağı'nda bir araya geliyor. İşte bu bir araya gelme, birlik olma bilinci elmastan bile kıymetlidir. Hac ibadeti kıyamete kadar süreceğine göre Müslümanlar elbet bir gün Arafat’ta toplanmanın şuuruna erecekler ve birliği sağlayacaklardır. İşte bu birlik bilinci elmaslardan bile kıymetli bir hazinedir.

 
Hz. İbrahim ile birlikte insan kurban etme geleneği lağvedilmiştir
Hac ibadetine baktığımız zaman oradaki her ibadette Hz. İbrahim'in hayatından izler vardır. Hz. İbrahim oğlunu Allah için kurban etmek için niyetlendikten sonra kendisine onun yerine bir koçun kurban edilmesinin emredilmesi, yeryüzünde insan kurban etme geleneğinin son bulmasını ifade eder. Aslında Hac esnasında bütün Müslümanlar, ‘insan kurban etme’ geleneğinin kaldırılmasını kutlamış oluyorlar. 

 
Bir daha atom bombası atılmayacak
Yeryüzünde atom bombası bir kez kullanıldı. Japonya'ya atılan iki atom bombası o kadar vahim sonuçlar doğurdu ki, insanlığın bir daha atom bombası kullanmaya cesaret etmeyeceğini düşünüyorum. Sovyetler Birliği dağıldığı zaman elinde yüzlerce atom bombası vardı; ancak bunları kullanmaya cesaret edemedi. Üzerine iki atom bombası atılmış olmasına ve savaşı ağır bir yenilgiyle kaybetmiş olmasına rağmen Japonlar yıllar sonra yeniden dünyanın en etkili gücü haline geldiler. Müslüman bir ülke olan Cezayir iki milyon şehit verip Fransız sömürgesinden kurtulduktan sonra Japonların gösterdiği gibi bir gelişme gösteremedi bunun nedenleri üzerinde düşünmemiz ve dersler çıkarmamız gerekir. 

 
"Rabbu’l-Âlemîn" âyeti Kur'an-ı Kerim’i özetlemektedir
Müslümanlar bırakınız bütün Kur’an’ı, sadece Fatiha suresini hakkıyla anlasalar, hattâ "Rabbu’l-Âlemîn" ayetini yeterince kavramış olsalar sorunlarını çözecektir.
 
Her gün namazda okuduğumuz Fatiha suresinde geçen "Rabbu’l-Âlemîn" ibaresi aslında bütün Kur'an-ı Kerim'in bir özetidir. "Rabbu’l-Âlemîn" tamlamasında iki unsur mevcuttur. Birincisi Rab, ikincisi âlemler. Âlemler ise kâinat, ahiret ve insanı içerir. Kur'an-ı Kerim'e baktığımız zaman Allah, kâinat, insan ve ahirete yönelik ayetler bulunmaktadır. Yani "Rabbu’l-Âlemîn" Kur'an-ı Kerimi özetlemektedir.



Varlığın yasalarını (sünnetullahı) keşfetmeliyiz 
Ra'd Suresine “elektrik suresi” diyorum ben. Çünkü orada şimşekten, yıldırımdan bahsediliyor. İnsanların ilk gördüğünde korktukları şey, günümüzde onların hayatlarını ikame ettiren çok önemli bir faktöre dönüşüyor. Kur'an ayetlerine bu gözle bakmamız gerekiyor. Rabbimiz bizlere yeryüzüne bakarken her olayda onun kudretini görmemizi ve onu tesbih etmemizi istiyor. Bir Japon mühendis petrol çıkaran makinelerin sesini duydukça müzik dinliyormuş gibi haz aldığını söylerken biz hâlâ kayıp imamın gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz.

 
Kıtal ameliyat gibidir, uzman tarafından yapılır
İnsanı öldürmek ve hırsızlık yapmak bütün kötülüklerin temelini oluşturuyor. Günümüzde insanları katledenlerin ve insanların haklarını gasp edenlerin en büyük kötülükleri yaptıklarını görüyoruz. İslami hareketler şiddetten uzak durarak hikmet ve öğütle insanları Allah'ın dinine davet etmelidirler. Bilinmelidir ki, kıtal cihadın çok küçük bir kısmıdır. Kıtal bir ameliyat gibidir. Onu ancak konusunda uzman olanlar yapar ve ameliyat, hayat kurtarmak için yapılan son seçenektir.
 
Kıtal yapılmasını gerektirecek şartlar ortada yoktur
Kıtal kararını ancak İslam otoritesinin temsilcisi olan Halife çok gerekli gördüğü durumlarda verebilir. İslam halifesi Müslümanların büyük çoğunluğunun teveccühü ile seçilir. Şu an kıtal yapılmasını gerektirecek şartlar ortada yoktur. Bunun için Müslümanlar mücadelelerinde şiddeti yöntem olarak benimseyemezler. Özellikle Türkiye'de İslami hareketin ve Mısır'da İhvan Hareketi’nin kendilerine yapılan zulümlere rağmen şiddeti tercih etmemiş olmalarını gönülden tebrik ediyorum.  

 
Yeryüzünde güçlü olanın diğerlerini ezdiği bir düzen kabul edilemez
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ın "dünya beşten büyüktür"sözünü çok önemsiyorum. Bu söz, veto etme zihniyetini eleştirmektedir. Bütün insanlık adına sadece beş devletin karar vermesi çok vahim bir durumdur. Bu veto zihniyeti aslında çok eskilere dayanmaktadır. Geçmişte insanları arenalarda hayvanlara yem olarak atan, güce tapan zihniyetle bu gün insanlık adına kendi gücüne dayanarak karar veren zihniyet aynı zihniyettir. Yeryüzünde güçlü olanın diğerlerini ezdiği bir düzen kabul edilemez. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın böyle bir çıkış yapması çok manidardır. Türkiye'nin önderliğinde Müslümanlar yeniden dünyanın yönetimini ele alabilir. Türkiye ve İslam dünyası böyle bir potansiyele sahiptir. 


 
Etkinlik Haberleri
Kırklareli temsilciliğimiz, Halep Konulu Programa Katıldı.
Bir şehir düşünün; insanların evlerine bombaların, sofralarına açlığın dü...
Genç Hareket Sağlık Biriminden Atatürk Arboretum gezisi
İstanbul'un Saklı Cenneti: Atatürk Arboretumu [KES] Sisli bir İstanbul sabahı....
Anadoludaki Temsilciliklerimizden ziyaret.
Genç Hareket Balıkesir,Çanakkale ve Muğla'da ki kardeşlerimiz, Genel Merkezimizi z...
Erzurum temsilciliğimizde Kur'an-i Kavramlar dersleri devam ediyor.
Diyanet Eğitim Merkezi Hocalarımız dan Ömer BOSTAN hocamızla başlattığımız Kuranı Kavramlar Der...
8. Anadolu Koordinasyon Toplantısı Konya' da gerçekleştirildi.
Genç Hareket, 8.Anadolu Koordinasyon toplantısı Konya'da gerçekleştirdi. &n...
 
ETKİNLİK TAKVİMİ
28
MART
Türkiye'de İslami Hareketin Dünü ve Bugünü
Genç Hareket Okulu Bu Çarşamba İMH Yüksek İstişare ...
5
OCAK
Hz.Hamza r.a ve Hz.Habbab bin Eret r.a
Tembihmame dönem finaline muhteşem bir sunum ile giriyor. Hz.Ham...
 
KİTAP TAHLİLİ
Bir Değirmendir Bu Dünya
Müslüman dünyasının acılarını yüreğinde hissedip kendi ...


                         
 
YAZILAR
Mehmet GÜNEY
Hayat iman ve Cihad… Alnımızın yazısı.
Kemal ÖZDEN
Değerli Genç Kardeşim!
Murat ÖZAYDIN
Yüreklere dokunan mecra. Genç HAREKET!
 
 
 
SİTE HARİTASI
Bahariye Mevlevihanesi Eyüp Merkez Mah. Silahtarağa Cad. No:12 EYÜP / İSTANBUL
 
T: 0 533 927 23 59
F: 0 212 501 31 05
E: info@genchareket.org
E-BÜLTEN KAYIT
Tüm etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize kaydolun...
Tüm Hakları Saklıdır 2015 © Genç Hareket | Site Haritasi “Bir Gençlik” Hareketi