Genç Hareket
ANA SAYFA   HAKKIMIZDA    TEMSİLCİLİKLER    BİZE ULAŞIN 
 
Genç Hareket Kimyasal Gaz İle Zehirlenen Suriyeli Müslümanlar İçin Fatih Camisinde Basın Açıklaması Düzenledi.
A | a

Genç Hareket Kimyasal Gaz İle Zehirlenen Suriyeli Müslümanlar İçin Fatih Camisinde Basın Açıklaması Düzenledi.
İstanbul Fatih Camisinde Suriye'de kimyasal sarin gazıyla katledilen Müslüman kardeşlerimiz için gıyâbî cenaze namazı kılındı. Ardından Genç Hareket Genel Sekreteri Serkan DEMİREL tarafından basın açıklaması yapıldı.
Açıklamasında Suriye’deki Müslümanlar üzerinde oynanan oyunlarla ilgili ve katledilen Müslümanlar ile ilgili batının ve medyanın sessiz kalmasını gündeme getirdi.
Sonrasında Şahin İbrahim GÜLERYÜZ Hoca ümmete seslenip duâlar etti.

BASIN METNİMİZ

Bismillahirrahmanirrahim
Değerli basın mensupları ve Suriye’nin şerefli dostları;
İdlib'de yaşanan katliamı şiddetle telin ediyor, arkası kesilmeyen vahşet karşısında yürekleri yanan, kardeşlerinin acısına ortak olan ve duaya duran bütün Müslümanlara başsağlığı dileyerek sözlerime başlıyorum.
Suriye’de yaşananları anlatmaya yüreklerin dayanmayacağını bilerek kısa bir panoramayı aktarmak istiyorum.
Hatırlanacağı üzere süreç hastane ve fırınların bombalanmasıyla faciaya dönüştü. Temel ihtiyaçlar’dan öte insani ve tıbbi müdahalenin dahi yapılamayacağı bir ateş çemberine dönüştü. Elinde bir parça ekmekle enkaz altından çıkarılan kız çocuklarının avuçlarını sıkı sıkı bağladıkları manzaralar gördük.
Evladının son nefesinde ona “lailahe illallahı “ telkin eden annelerin feryatlarına şahit olduk. Cennet’te bolca ekmek yiyeceğini ikrar eden yakin ve fıtratı bozulmamış çocukların vasiyet ve imanlarına şahit olduk.
Narkoz verilmeden canlı canlı ameliyat edilen küçücük çocukların Kur’an okuyarak nasıl acılarını hafiflettiklerine şahid olduk.
Ağır yaralıların yeterli ameliyat malzemesi bulunamadığı için diridiri ceset torbalarına konulduğuna şahit olduk. Irzının ve namusunun kirlenilmesini istemeyen bacılarımızın, intihar mektuplarına şahit olduk. Tıpkı bizi öldürün diyen Iraklı Nur bacının mektubunu bir zamanlar okuduğumuz gibi.
Ehlini , kadınlarını ve kızlarını necis rafizilerden korumak için öldürme fetvası isteyen koca ,abi ve babalara şahit olduk. 
Dün, İdlip’te havadan kimyasal sarin ve klor gazı kullanarak çoğu çocuk olmak üzere 100 müslüman şehid edildi ve 400 yaralı. Şehid sayısı zaman geçtikçe artmakta. Savaşın en hain yüzünü gün geçtikçe öğrenmekteyiz Suriye topraklarında.
Bu zamana kadar Esed ve Rusya, Suriye’de resmi rakamlara göre 168 defa kimyasal saldırıda bulundu. Tüm dünyanın kırmızı çizgilerini resmi rakamlara göre 168 defa ihlal eden Esed’e karşı dünya hala iki yüzlü ve sessiz. 
Kınamaların, ağır cümlelerin ve diplomatik notaların son tahlilde faturası 168 defa sivil halka kimyasal saldırı ve binlerce ölü. Kınamaların en kallavisi Amerika’dan geldi. Sözlerim şaka gibi gelebilir ama yanlış duymadınız. Amerika esed rejiminin kimyasal silah kullanmasını kabul edilemez olduğunu duyurdu. Ve akabinde kimyasal saldırının geçmesinin üzerinden 10 saat geçmeden, Amerika aynı şehir idlipin salqın bölgesinde ravda mescidini bombaladı ve 21 müslümanı şehid etti.
İşte bize bu acıları yaşatanların ve yaşatılanları kınayanların durumu budur kardeşler…Amerika’nın kimyasal saldırıyı kınayıp 3 saat geçmeden camilerimizi vurması, nasıl bir ironiyle yok edildiğimizin açık göstergesidir. Nasıl bir trajediyle işgal edildiğimizin resmidir.
Değerli basın mensupları ve Suriye’nin şerefli dostları; 
Bu katliamların tek suçlusu zalim ve tağut esed rejimi değildir. Esed rejimi onlarca yıldır küfrünü icra eden, aleni olarak zulüm mesleğinin gereğini yerine getirmektedir. 
Bu katliamların tek ve yegane sorumlusu Rusya’da değildir. Ruslar yüzyıllardır islama düşmanlık besleyen ,tarihi düşmanımızdır. O da mesleğini icra etmektedir.

Bu savaşın tek suçlusu 1000 yıllık mağlubiyet psikolojisini mezhebine zerkederek kocaman coğrafyayı ifsad eden iran da değildir. Evet değerli kardeşler bilinmeli ki, bu katliamın asıl müsebbibi islam dünyasıdır.
En başta da batıya bedenlerini, ruhlarını,ve vatanlarını satan arap coğrafyasıdır. Sonrasında biziz bu ölümlerin en büyük müsebbibi. İslam ümmetinin tembelliğidir, bunca acılara sebep olan. 
Sürekli tüketen ve hiç üretmeyen yığınlarımızdır hüzünlerimize kapı aralayan. Bin yıllık haçlı projelerine karşı projesizliğimizdir bizi tüketen. İslam coğrafyalarında yaşanan işgallere sadece ekonomik temelde bakacak kadar sığlığımızdır bizi savunmasız kılan. 
İdlib’in mazlum halkı Aziz, Celil olan Allah’a, şu yeryüzünün sahibine, şu kelimelerimizin sahibine, şu havanın sahibine, İdlib'in, İstanbul’un, Hama’ nın sahibine, Kabe’nin Rabbine iman ettikleri için katlediliyorlar. 6 yıldır devam eden bu savaş, bu katliam zalim Esed rejiminin ve onun işbirlikçileri, destekçileri, ağababaları olan Rusya’nın, İran’ın, Amerika’nın, gizli açık destek veren diğer katliamcı devletlerin dünya tarihine gelmiş-geçmiş en alçak, en namussuz, en şerefsiz katliamlarıdır.
Bugünkü toplanmamıza neden olan katliam, bu alçak kimyasal saldırı ilk değil. Sevgili dostlar, kardeşlik hukukumuzu un ve gıda kolileriyle sınırlı tutup sorumluluklarımızı sırtımızdan atamayız. Bu savaş elbet bitecek, fakat o zamana kadar bize düşen, umudumuzu, imanımızı ve cesaretimizi yitirmeden barış ve merhamet için çabalamaktır. Sabırları tükenen, beldeleri harap olan, gönülleri bitap düşen insanların feryadını duymaktır.
Değerli basın mensupları ve şerefli Suriye dostları;
Savaşın başından beri ümmetin öz gücüyle elde ettikleri kazanımları uluslar arası savaş patronlarının nasıl da berhava ettiklerine şahit olduk. Savaşın başından beri suriye de çıkarı ve sömürü saikleri olan her bir savaş figürü, çıkarlarını korumak için güçlü argümanlar geliştirdi.
Amerika terörü bahane ederek ve bir başka terör örgütünü destekleyerek ülkenin kuzeyinde Pkk devletini kurdu. Kuzeydeki enerji koridorunu elinde tutmak için, içinde her türlü fitnenin bulunduğu her türlü kirli senaryoyu devreye soktu ve bunu Müslümanlardan başka kimsenin itiraz etmeyeceği güçlü argümanlarla gerçekleştirmekte.
Rusya ülkenin sahil kentlerine konuşlandırdığı askeri üslerini yine aynı gerekçelerle koruduğunu bahane ederek her türlü katliama imza atmaktadır. Yapmış olduğu tüm katliamları dünya kamuoyunda yine kendince haklı bir zemin üzerinde işlemekte ve dünya buna da sessiz kalmaktadır. 
İran şam’da kutsal mabedlerini korumayı bahane ederek her türlü şii terör örgütlerini, katliamlarını icra etmek için göndermekte ve deaş terör örgütünden daha zalimce katliamlara imza atılırken, dünya yine sessiz kalmaktadır. 
Bilinmeli ki Suriye cihadının yegane hamisi Müslümanlardır. Ve bu mücadele hiçbir uluslar arası kurum ve kuruluşun vicdanına terk edilmeyecek kadar kutsaldır. Dolayısıyla Müslümanlar konunun vehametinin farkına varmalı ve geleceğe dönük planlarını buna göre yapmalıdır.
Halep düştüğünde tahliye operasyonlarına sevinir hale getirildik. Şimdide idlib yerle bir edildiğinde halkı tahliye ettik diye mi, sevineceğiz. Arabı ile, Türkü ile, Kürdü ile biz hem aynı coğrafyanın hem de aynı kaderin çocuklarıyız. 
Rusya’sından Amerika’sına, İsrail’inden Avrupa’sına, Çin’inden İran’ına ümmetin tüm kronik şedid düşmanları bu coğrafyalarda hesaplarını icra etmektedirler.

15 temmuz bunun en açık örneğidir. Kimse konfora alışıp sınırımızda cereyan eden savaşa tiyatro muamelesi yapmasın. Bu ateşin bizim coğrafyamıza düşmeme garantisi yoktur. 15 Temmuz’da zulüm ateşlerini Anadolu’ya taşımaya çalışan emperyalistlere verdiğimiz şanlı cevabın aynısını; kan gölüne dönmüş coğrafyamızın geleceği için de vermek zorundayız.15 temmuzda dini mübin için meydanları dolduran şerefli halkımızın, yüzyıllarca vatan dediği coğrafyalar içinde meydanları doldurması gerekmektedir.
Gür avazımızla batının iki yüzlülüğünü, bütün siyasi kavramlarının yalan olduğunu tüm dünyaya haykırmalıyız. Gözlerimizi, zulümleriyle kapkara kesilmiş haçlı ahfadından çevirip ümmeti bir araya getirecek projeler üretmeliyiz. 
Değerli dostlar bu bir haçlı seferi. Bu islam ümmetinin yeniden varolma savaşı. İlk haçlı seferleri, İznik’ten işgale başladıklarında Sultan Kılıçarslan, Malatya önlerinde Danişmend gazi ile bir savaşa tutuşmuştu. Haçlıların geldiğini haber alınca ikisi de cenk etmek için barışıp İznik önlerine haçlılarla cihada geldiler. Ellerinde 10 bin savaşçı kalana dek savaşı terketmediler. Haçlıların geçtiği her boğazda onlara tuzaklar kurup , sularını zehirlediler. Haçlıların durdukları her konakta baskınlar düzenleyip onlardan öldürebildikleri kadarını öldürebildiler. Ellerinde çok az savaşçı kalmalarına rağmen savaşı asla terketmediler.
Şimdi de aynı manzara.Ümmetin tüm düşmanlarının, müslümanları yok etme fikrinde ittifak ettiği bir zemin. Bunu anlamakta neden güçlük çekiyoruz. Bir yerlere fırlatalım artık şu acizlik edebiyatını. Müslümanlar aciz olamazlar. Sadece birbirleriyle uğraşmayı bırakıp düşmana odaklanmalılar. İslam coğrafyalarının hepsi aynı tehdit altında. Buna vatanımız da dahil. 15 temmuz bunun en açık göstergesi. Artık aciz olduğumuz söylemi yerine, dişe dokunur gerçeklerimizle yüzleşmemiz bile bizim için kazanç olacaktır.
Ey İslam ümmeti, saldırı ve terör haberlerine alışıp duyarsızlaşmayın. Kardeşliğinizi unutmayın, tek yürek olarak mazlumun yanında yer alın. Ey İslam ülkelerinin liderleri, ilim insanları, insan hakları müdafileri, bu karanlık ve kuralsız savaşı durdurmak için maddi ve manevi her türlü gücünüzü seferber edin. Unutmayın, bu vebal her birimizin, hepimizin sırtındadır. Tüm Müslümanların buradan amel ve emellerinin barışık olacağı bir zemine gelmesi için dua ediyorum.
Son olarak Özgür Suriye’nin duvarlarında yazan bir söz ve bizim de temennimiz ile bitiriyorum :’’Ey Beşar ! Allah’tan sana öyle bir gün yaşatmasını dilerim ki,o gün ölümü diler ama onu bulamazsın!’’
Halep’inden özgür Kudüs’üne , özgür Türkistan’ından özgür Çeçenistan’ına, özgür Irak’ından özgür Afganistan’da buluşmak emeli için, Allah’ın bize hayırlı ameller vermesini murad ediyorum.
Allah’a emanet olun.
GENÇ HAREKET
‘’Bir Gençlik’’ Hareketi


 
Etkinlik Haberleri
İzmir Kız Birimimiz, Safahat Okumaları kampı düzenledi.
     Genç Hareket İzmir Kız Birimi yarıyıl tatilinin ilk günlerinde zaman...
Mevlana temsiciliğimiz, HÜSNA SOHBETLERİ başladı.
HÜSNA SOHBETLERİ'nde ilk sohbetimizi Ahmet Türkben Hocamızla İnsanı Kazanma Sanatı &uu...
Tuzla-Akfırat İzcilik Kampı Tamamlandı
Tuzla-Akfırat İzcilik Kampı Tamamlandı   21-22 Mayıs tarihleri arasında Tuzla Bel...
Tembihname ; Eğlencesi çok, atraksiyonu bol genççe yeni nesil bir muhabbet.
Eğlencesi çok, atraksiyonu bol genççe yeni nesil bir muhabbet. [KES] Muhabbetim...
Trakya bölgesinde bulunan üniversite öğrencilerinin katıldığı kamp programı sona erdi.
Trakya bölgesinde bulunan üniversite öğrencilerinin katıldığı kamp programı sona erdi...
 
ETKİNLİK TAKVİMİ
25
KASIM
ÖNCÜLER'İN İZİNDEN ''FUAT ÇAĞLAR''
Öncülerin izinden seminer dizimiz 25 Kasım saat 13:15 Pazar ...
 
KİTAP TAHLİLİ
Bir Değirmendir Bu Dünya
Müslüman dünyasının acılarını yüreğinde hissedip kendi ...


                         
 
YAZILAR
Mehmet GÜNEY
Hayat iman ve Cihad… Alnımızın yazısı.
Kemal ÖZDEN
Değerli Genç Kardeşim!
Murat ÖZAYDIN
Yüreklere dokunan mecra. Genç HAREKET!
 
 
 
SİTE HARİTASI
Bahariye Mevlevihanesi Eyüp Merkez Mah. Silahtarağa Cad. No:12 EYÜP / İSTANBUL
 
T: 05434968534
F: 0 212 501 31 05
E: bilgi@genchareket.org
E-BÜLTEN KAYIT
Tüm etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize kaydolun...
Tüm Hakları Saklıdır 2015 © Genç Hareket | Site Haritasi “Bir Gençlik” Hareketi